Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
  Kullanıcı Adı Şifre Beni hatırla Yeni Üye/Şifremi Unuttum
Untitled Document

Mustafa KemaL DOLASIR
Fotoğrafçı & Yönetmen
REKLAM FOTOĞRAFÇISI OLMAK -II-REKLAM FOTOĞRAFÇISI OLMAK -I-
Fotoğrafta Kadraja GirenlerProfesyonel mi? Amatör mü?
KURGU FOTOĞRAFÇILIĞI - II -KURGU FOTOĞRAFÇILIĞI - I -
tüm yazıları...


REKLAM FOTOĞRAFÇISI OLMAK -II-

                Merhaba sevgili fotoğraf severler.

                Sıklıkla "Nasıl Profesyonel (ticari) fotoğrafçı olabilirim?" sorusuyla karşılaştığımız için son yazımızda bu konuya değinmeye çalışmıştık. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim. "Asistanlık : Eğitim safhası" konusuna şöyle bir değindikten sonra ikinci aşamamız;

                Kalfalık safhası

                Elimizden geldiğince çalışıp didindik ve bir ustanın yanında reklam fotoğrafçılığının temellerini öğrendik, bildiklerimizi pekiştirdik. Peki ya şimdi ne olacak? "Hemen sudan çıkıp piyasaya dalalım" diyor balık efendi ve sonrasında da "nefes alamıyorum" isyanları başlıyor. Çünkü yüzebilmek herşey demek değildir. Reklam fotoğrafçısı olmak, hem fotoğrafçı olmayı ister, hem reklamcı olmayı, hem tüccar olmayı, hem iyi bir hatip olmayı, hem de kıvrak bir zekaya sahip olmayı gerektirir. Önce kendinizi satmayı bilmeli ve her satılacak ürün gibi çok önemli iki "şey"e hazırlık yapmalısınız...

* Müşterileriniz kim? Hedef kitle belirleme.

* Pazarlama şekli neler olacak? Reklam stratejileri.

                Bir reklam fotoğrafçısı adayının, ustalığa geçip,yukarıda saydığım 2 maddeyi karşısına almadan önce Kalfalık döneminde yapması gerekenler;

                * Ustasının referansını alabilmek; Günümüzdeki bir çok kalfanın sıklıkla yaptığı hataların başında bu geliyor. Türkiye 70 küsür milyon nüfusa ve yüzbinlerce firmaya sahip. Ustalığa adım atan genç fotoğrafçı kardeşlerimiz genelde ilk önce ustasının müşterilerini çalma çabasına girişiyor ve bunu da en çirkin yöntem olan "ustaya çamur atıp, düşenleri toplama" stratejisi ile yapmaya çalışıyorlar. Tamam kabul, büyük firma sayısı çok çok az ve paylaşılmış durumda. Ama sonu olmayan bu merdivenleri beşer beşer çıkmaya kalktığınızda bir noktada bacaklarınızın ayrılıp aşağıya yuvarlanma ihtimalinizi de hesaba katmalısınız. Unutulan bir şey var ki, ustanız usta olurken edindiği o müşterileri ile olan diyalogları öyle sağlamdır ki bazen siz bile şaşarsınız. "Ustadan el almak" dururken "ustanın elinden almaya" çalıştığınızda çarpılan siz olabilirsiniz. İlk bir kaç katı merdivenlerden yava ve sağlam adımlarla çıkmak en doğru hareket olacaktır. Emin olun ki, bu ülkede reklam fotoğrafçısına ihtiyaç duyan ne ajans biter ne de firma.

                * İyi bir çevre edinme; Kalfalık döneminde ustanız sayesinde zaten bir çok ajans, kişi ve firma ile tanışırsınız. Havalara girmenin ya da çok fazla ezik durmanın size bir faydası olmayacak elbette. Kararında olmak, girişken ama yerini bilen bir asistan, ustalığa geçip kendi yükselişini yakalamak istediğinde bu dönemde oluşturduğu intibalar birer birer karşısına çıkacaktır. Yeterli çevre edindiyseniz, ustalık için piyasaya çıktığınızda hem ustanız hem de bu edindiğiniz çevreler size irili ufaklı işler göndererek size piyasaya giriş şansı zaten tanıyacaktır. Çünkü reklam fotoğrafçılığının en güzel yönü, yeniliklere 7/24 açık olmasıdır. Yeter ki siz kendi kalitenizi ortaya koyun ve bundan asla ödün vermeyin.

                Ufak bir not: Hiç bir zaman yaptığınız hiç bir işte yaptığınız hiç bir işe imzanızı attığınızı unutmayın. Asla "bu kadar paraya böyle iş" demeyin. Elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın. Çünkü bir kaç yıl sonra hiç kimse sizin ne kadar para karşılıgında o işi yaptığınızı hatırlamayacak, sadece yaptığınız işin kalitesine bakacak ve sizin notunuzu verecektir.

                * Kategori ve hedef kitle belirleme: Sıra geldi kalfalığın son aşamasına. Alan belirleme; Reklam fotoğrafçılığının da alt kategorileri vardır. Bu en altta bulunan kategorilerden yalnızca 1 tanesinde uzmanlaşmanızı önermek isterdim ama ilk yıllar için Türkiye şartlarında bu mümkün değil elbette ama daldan dala gezinmenizin de size çok büyük faydası dokunmayacağını kendi acı tecrübelerimden aktarabilirim sizlere.

                Uzmanlaşılabilecek ve tek başına sizin geçiminizi sağlayabilecek bu bu alt kategorilerden ilk aklımıza gelenleri sayalım

* Moda fotoğrafçılığı

* Ürün fotoğrafçılığı

* Takı ve Mücevherat fotoğrafçılığı

* Otomobil fotoğrafçılığı

* Mimari fotoğrafçılık

* Düğün fotoğrafçılığı

* Doğum fotoğrafçılığı

* Set fotoğrafçılığı

* Magazin / Dergi fotoğrafçılığı

* Foto muhabirlik

vs..

                Fotoğrafçılığın sanatsal ve fotoğraf aşkı kısmı bir yana -malum Türkiye şartlarında- işin bir de "ayakta durma" kısmı var ki, bir çok meslekten çok çok daha zordur fotoğrafçılıkta bu kısım. Çünkü pahalı bir meslektir ticari fotoğrafçılık. Çevre edinme ve u çevreyi elde tutmaktan ekipmanlara kadar çok fazla para harcarsınız. Uzmanlaşmak hem sizin hem de müşterileriniz açısından herkesi rahatlatacaktır. Hem kalp cerrahı hem de iç hastalıklar uzmanı olan bir bir doktor olsa siz gidip ona beyin ameliyatı olur musunuz? Bu sebeble ilk yıllarınızda sağlam bir yer edinene kadar bu altdalların birkaçını birlikte götürürsünüz ancak zaman içinde uzmanlaşmanız kariyeriniz açısından çok önemlidir.

                Yazımızı burada şimdilik toparlamaya çalışırsak; hem sevdiğiniz bir işi yapıp, hem de buradan -fotoğrafçılıktan- hayatınızı kazanmak istiyorsanız, yapabileceğim en büyük tavsiye, kendinize bir usta edinmek, -bu ustayı iyi seçtikten sonra- ve bu yolda başınıza gelebilecek herşeye -malesef- göğüs germeniz olacaktır.

                Bu dönemde başınıza gelebilecek "şey"ler (yerli yersiz fırçalar yemeniz, âmiyane tabirle amelelik yapıp sürekli eşya-çay vs. taşımanız bir de üstüne parasız kalmanız gibi) aslında meslek öğrenen her bir bireyin farkında olmadan ihtiyacı olan şeylerdir. Çünkü bu zorluklara katlanabilen insan hem işi en kısa sürede ve en iyi şekilde öğrenir hem de bu emeklerinin boşa gitmemesi adına işine dört elle sarılır.

                Katlandığınız herşey kendinize yaptığınız bir yatırımdır. Ve bu yatırım bilgiye dayalı olduğu için iflas etmesi ya da değer kaybetmesi gibi bir durum da -şükür ki- söz konusu değil.

                Unutmayın ki, hiç bir değerli şey yoktur ki, kolay ve ucuz olsun.

                Meslek hayatında başarılar dilerim hepinize ve hepimize...

                Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle...

                Soru, görüş ve önerilerinizi, www.facebook.com/moda.fotograf  adresinden ya da posta@mustafakemaldolasir.com  'dan bana ulaştırabilirsiniz...

10.11.2009


Eğitim Bölümü     |     Yazarın Diğer Yazıları