Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
  Kullanıcı Adı Şifre Beni hatırla Yeni Üye/Şifremi Unuttum
Untitled Document

Emre İkizler
M.Ü. G.S.F. Fotoğraf Bölümü Öğretim Görevlisi
Yakın PlanPortre
ManzaraKar ve Sis
Doğa Fotoğrafçılığı
tüm yazıları...


Manzara

Güzel manzaralar karşısında hepimizin içinde "bu görüntüyü ölümsüzleştirmeliyim" duygusu uyanır. Çoğumuz da zaten bu duygunun gereğini yerine getiririz! Ama ne yazık ki hepimiz bunu başarıyla yapamayız. Bakış noktasının doğru seçilememesinden tutun da, pozlama hatalarına kadar yığınla "yanlış" yaparız. Çekim öncesinde ve çekim sırasında alınacak bir kaç basit önlem, bizi yanlışlardan kurtararak "başarılı" manzara fotoğrafları elde etmemizi sağlayacaktır.


 Gördüğümüz her genel görüntüyü manzara olarak yorumlayabiliriz, ama görüntülemek istediğimiz manzaranın o anda uygun bir ışık altında olmaması, o fotoğrafın daha sonra çekilmesini gerektirir. Yani, manzara fotoğrafında doğal ışık tek seçeneğimiz olduğu için, mutlaka uygun ışığın oluşacağı saati ve meteorolojik koşulları beklememiz gerekir. "Zamanım yoktu!", "Bekleyemedim!", "Yağmur yağıyordu!" gibi mazaretlerin hiç bir anlamı olamaz. Çünkü fotoğrafçılık, sabır ve mantık işidir. Işık uygun değilse, mutlaka uygun ışık beklenmelidir. "Hangi ışık uygundur?" şeklindeki bir soruya kesin bir yanıt verilemez, çünkü konunun yapısal ögelerine, yönüne, mevsime ve meteorolojik koşullara göre "uygun ışık" kavramı da değişkenlik gösterir. Sabah ışığının ya da akşam ışığının uygun olduğu konular bulunduğu gibi, Haziran'da ya da Mart-Eylül'de çekilmesi gereken konular da vardır. Önemli olan, dokuyu ortaya çıkaracak ve atmosferi vurgulayacak olan ışığı yakalamaktır. Bu yapılmadığı zaman, çok sıradan görüntülerle karşılaşmak kaçınılmaz olur ve harcanan zaman ve para da boşa gider.


 Çok genel olarak, cephe ışığı ve tepe ışığı yerine yanal ışık kullanılmaya çalışılmalıdır. Doku ve hacmi ancak bu şekilde vurgulayabilirsiniz. Konunuzun biçimi uygunsa, ters ışıkta da çok etkileyici sonuçlar elde edebilirsiniz. Ama unutmayın ki ters ışığı verimli kullanmak o kadar kolay değildir ve gözümüzle görebildiğimiz gölge detayları film üzerine kaydedilemeyebilir.


 Aşırı kontrast sorunu: Koyu gölgelerin ve parlak bir gökyüzünün aynı çerçeve içine sığdırılmaya çalışılması boşuna bir uğraşıdır. Böyle bir konunun fotoğrafını çekmeye kalkıştığınızda, ya gökyüzü patlayarak bembeyaz olacaktır, ya da ön plandaki dağ, taş, deniz v.b. kopkoyu çıkacaktır. Çok genel bir yaklaşım olarak, en açık bölgesiyle en koyu bölgesi arasında “dia film kullanıyorsanız 2 stoptan fazla, negatif film ya da dijital makine kullanıyorsanız 3 stoptan fazla” ışık farkı varsa, o fotoğrafı çekmemeye çalışın. Mutlaka çekilmek isteniyorsa, şu üç yoldan biri izlenebilir: 1) Aydınlık bölgeden ölçüm yapın ve yarım stop kadar az pozlama yapın. Böylece koyu bölgeleri doygun bir siyaha dönüştürmüş olursunuz. 2) Aydınlık bölgelere olabildiğince az yer vererek, koyu bölgelere göre pozlama yapın. Çok açık çıkacak olan aydınlık bölgelerin rahatsız ediciliğinden ancak onlara çok az yer vererek (daha da iyisi hiç yer vermeyerek) kurtulabilirsiniz. 3) Aydınlık ve karanlık bölgelere hemen hemen aynı oranda yer vererek, ama aynı zamanda açık bölgeleri dengelemek için degrade gri bir filtre kullanarak bu sorunun önüne geçebilirsiniz.


 Genel olarak manzara fotoğrafları geniş açı objektif kullanarak çekilir. Böylece çıplak gözle görebildiğimiz hemen herşeyi çerçevemize sığdırabiliriz. Bunu yaparken ön plana bir obje yerleştirmenin ilgi çekici bir yöntemdir. Bu şekilde, izleyiciye uzaklık ve oranlar konusunda daha çok bilgi verebilirsiniz. Diyaframı olabildiğince kısarak (16, 22 gibi) hem ön plan, hem de arka planın yeterince net olarak kaydedilebileceği bir alan derinliği sağlamak önemlidir. Öte yandan, manzara fotoğrafı çekerken kendinizi yalnızca geniş açılı objektifinizi kullanmak zorunda da hissetmeyin! Normal ve tele objektiflerle de yapabileceğiniz çok çeşitli kadrajlar vardır... Özellikle dijital fotoğraf makinesi kullanıcıları için bu önemlidir, çünkü çoğunun geniş açıyla görme konusunda sorunları olduğunu biliyoruz. Geniş açılı objektiflerin manzaranın genişliğini verebilmesi, bu objektiflerin çok sevilmesinin en önemli nedenidir. Ama tele objektiflerin "perspektif yığılma" adı verilen, öndeki ve arkadaki objeleri sıkıştırma etkisi de çok ilginçtir. Ayrıca, manzaranın içinde hoşunuza gitmeyen şeyleri ayıklamak ve konuyu çevresinden soyutlamak gibi etkileri de çok yararlıdır.

 Ufuk çizgisi: Çerçevenize ufuk çizgisini de dahil ettiğiniz fotoğraflarda, bu çizginin eğik olmamasına dikkat edin. Ufuk hattının eğikliği en sık yapılan hatadır ve biraz dikkat edilirse, çok kolay giderilebilecek bir sorundur. Bu çizginin çerçevenizin kenarlarına paralel olduğundan emin olun. Bu durumdan emin olabilmek için flaş kızağı üzerine takılan basit bir su terazisi size yardımcı olacaktır. Ayrıca, ufuk çizgisinin yeri de önemlidir. İster dikey, ister yatay kadraj kullanıyor olun, ufuk çizgisi için en uygun yer, üstten ya da alttan 1/3'lük orandır. Gökyüzündeki bulutlar ilginizi daha çok çekiyorsa, ufuk çizgisini aşağı çekerek alttan 1/3'lük orana yerleştirmeyi deneyin. Yok eğer ön plandaki konu daha ilgi çekiciyse, o zaman üstten 1/3 ideal orandır. Çok simetrik bir konuyla karşı karşıya kalmadığınız sürece ufuk hattını tam ortaya yerleştirmekten kaçının. Eğer bir simetri durumu yoksa, tam ortada yer alan bir ufuk hattı, çok durağan ve sıkıcı bir görüntü yaratacaktır. 1/3'lük oranın yetersiz olduğu durumlarda 1/5 ya da 1/7 gibi oranları zorlayabilirsiniz, ama 1/2'yi asla!

 Kent manzarası: Mutlaka doğa manzarası fotoğrafı çekmek zorunda değilsiniz. Yaşadığınız kentte de güzel manzaralarla karşılaşırsınız. Genel kent görüntüleri de ilginç dokular ve grafik etkiler yaratır. Bunları görüntülerken de, yukarıda sıralanan konulara dikkat etmek gerekir. Ancak burada, bakış yüksekliğiniz daha da büyük önem taşır. Yüksek bir bakış açısı, sizi hem elektrik tellerinden kurtarır, hem de daha çok şey görme fırsatı verir.

18.07.2008


Eğitim Bölümü     |     Yazarın Diğer Yazıları